Sponsorlu Bağlantılar

KPSS Rehberliğin Eğitimdeki Yeri

Categories Eğitim Bilimleri
Sponsorlu Bağlantılar

Kız ve Erkek Öğrenci Yurtları için TIKLAYINIZ.

KPSS Rehberliğin Eğitimdeki Yeri

Günümüzde rehberlik ve psikolojik danışma ve eğitim sürecinin ayrılmaz ve tamamlayıcı bir yanını oluşturduğu çoğunlukla kabul edilmektedir. Bu durum rehberlik ve eğitim arasındaki yakın ilişkiyi vurgulamaktadır.
Çağdaş bir eğitim, rehberlikten hız alan bir anlayışı desteklemektedir. Bu nedenle modern okullarda rehberlik hizmetleri vardır.

1- Rehberlik ve Eğitim
Günümüzde eğitim programı kavramı öğrencinin gelişmesi için düzenlenen etkinlik ve yaşantıları içeren geniş bir anlam kazanmıştır. Geleneksel olarak konu öğrenci kişilik hizmetleri eğitim programının içinde ve onun ayrılmaz ve tamamlayıcı bir yanı olarak benimsenmektedir.
Eğitimin amacı ile bireylerin kendini gerçekleştirmelerine yardım etmek olarak özetlenen psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin esası, ortak noktası, bireylerin davranışlarını değiştirmeye dönüktür. Rehberlik ile eğitimin, aynı amaçları gerçekleştirmeye yönelmesi, bir davranış değişikliği noktasından kaynaklanmaktadır.

Eğitim sürecinin tamamlayıcı bir yanı olarak psikolojik danışma rehberlik, eğitimin amaçlarının gerçekleşmesine yardım etmektedir. Buna göre, rehberlik ve eğitimin amaçlan aynıdır. Ancak rehberlik ve psikolojik danışma ile eğitimin ulaşılmak istenen bir sonuç olarak amaçlara dönük olması, kuşkusuz bunların aynı anlama geldiği biçiminde yorumlanamaz.
Sonuç olarak; eğitim sürecinin diğer boyutlarında hizmetler ile psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri arasında türlü yönlerden ayrılık olduğuna işaret edilmiştir. Örneğin: Eğitimin diğer boyutlarındaki hizmetlerde denetim, disiplin, yargılama, bilgi aktarma, sınav, not verme gibi işlemler ve uygulamalar vardır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetlerinde bu işlem ve uygulamaların yeri yoktur. Yine eğitimin diğer boyutları benimsenen yaklaşım biçimleri ve teknikler, rehberlik hizmetlerinde kullanılan yaklaşım biçimleri ve tekniklerden önemli ayrılık1ar gösterir. Yöneticiler öğretmenler ile, uzman personel mesleğe hazırlanışları bakımından da ayrı programlardan geçmek durumundadırlar.
Rehberlik ve eğitim arasındaki ilişki eğitim sürecini oluşturan üç boyut bakımından daha belirgin olarak ortaya konulabilir.Genellikle eğitim sürecinde üç alan ,sürecin bütünlüğünü oluşturmaktadır.

1- Yönetim ya da (liderlik) denetim
2- Öğretim
3- Öğrenci kişilik hizmetleri

a- Yönetim ve Denetin, Alanı
Eğitim sürecinin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gerekli olan liderliğin alınması, yetki ve sorumluluklarının kullanılması ile ilgilidir. Eğitimde yönetimin görevi, kurum amaçlarına göre çalıştırmak ve devam ettirmektir.
Eğitimde yönetim ile öğretim çalışmaları, psikolojik danışma ve rehberlik ve diğer öğrenci kişilik hizmetleri arasında yakın ilişkiler kurulmak zorundadır. Bunun içindir ki eğitim yönetimi akademik bir öğretime dayalı, eğitimin içinde ayrı bir uzmanlık dalı haline gelmiştir.

b- Öğretim Alanı
Eğitim sürecinin en önemli ve en geniş boyutudur. Akademik öğrenme ile ilgili tüm
bilgi ve becerilerin kazandırılması bu alan içine girer. Öğretim genellikle sınıf-içi etkinliklerle yürütülür. Öğretim alanının en sorumlu kişisi öğretmendir. Eğitimin amaçlarının gerçekleştirilmesinde öğretim alanının önemli bir yeri vardır. Öğretim çalışmalarının öğrencinin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda rehberlikten hız alan bir anlayışla düzenlenmesi çağdaş eğitim görüşünün bir gereğidir

c- Öğrenci Kişilik Hizmetleri
Okul denen eğitim kurumu, toplumda genç kuşaklara öğretilecek şeylerin “düzenli ve etkili” bir şekilde “yetkili” kimselerce verilmesi amacıyla ortaya çıkmış ve gelişmiştir. O hâlde okul, esas itibariyle, genç kuşaklara, kişinin ve toplumun muhtaç olacağı düşünülen bilgi ve becerileri öğretmek amacına yöneliktir. Bu faaliyetler öğrenci öğretmen ekseni etrafında dönmektedir.
Günümüzde “örgün” eğitim görme işi, toplumun her tabakasından fertlerin hakkı sayılınca, okullar her çeşit kabiliyet, ilgi ve ihtiyaçtaki ve sosyokültürel yapıdaki çocuklarla dolmaya başladı. Psikolojideki yeni bulgular da, kişiler arasında geniş ferdi farklar olduğunu ve çocukların eğitiminin bu ferdi farklar dikkate alınarak yapılması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu durumda okullardaki öğretim ve yönetim faaliyetlerinin, öğrenciyi tüm bir varlık olarak eğitme işine yeterli olmadığı görülmüştür. Bu suretle okullarda bir üçüncü faaliyet grubu ortaya çıkmıştır.
Bu grup; öğrenci seçimi ve okula alıştırılması, öğrenci sağlık işleri, öğrenci kol faaliyetleri, disiplin işleri, beslenme ve yatma durumu, burs ve mali yardım sosyal faaliyetler öğrencinin kişisel, mesleksel, eğitsel ve dinsel sorunlarında kişisel yardım ve benzeri faaliyetleri içine alır. Bu faaliyetler öğrencinin tüm ve optimum derecede gelişip büyümesi için gerekli ortamı hazırlayan faaliyetlerdir. Okulda bu üçüncü faaliyet grubuna da “Öğrenci Kişilik Hizmetleri” denir.
Eğitimde yönetim ve öğretim çalışmalarının dışında kalan ve öğrencinin kişisel gelişim ve gerçekleşim ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik tüm yardım hizmetlerini kapsamaktadır.

2- Rehberlik ve Öğretim
Rehberlik bilgi verme işlevi ile öğretime çok yaklaşırsa da, ikisi arasında farklar vardır. Öğretim ile rehberlik arasındaki farkları şöyle sıralanabilir.
1- Öğretim, toplu halde bulunan, oldukça kalabalık gruplara verilen bir hizmettir, rehberlik ise bireysel bir yardımdır.
Rehberlikte öncelikle bireye, bazı haller de küçük gruplara yardım söz konusudur. Ancak eğitim bireyselleştirildiği ölçüde rehberlik ve arasında bu yönden gözlenen fark azalacaktır.
Ülkemizde rehberliğin bilgi verme hizmetlerinde grup rehberliği programlan çerçevesinde, normal sınıflarda yürütüldüğü için, rehberlik ile öğretim arasındaki, grubun büyüklüğü açısından bir fark kalmamaktadır.
Rehberlik servislerinde, psikolojik danışma hizmetlerinin mutlak surette bireysel ya da hiç değilse küçük gruplar halinde bireylere verilmesi gereklidir. O hâlde rehberlik ile öğretim arasındaki hizmet verilen grubun büyüklüğü açısından gözlenen fark özellikle psikolojik danışma hizmetleri için geçerlidir.
Rehberliğin bilgi verme işlevi öğretime çok benzer. Okulun koşulları iyi bir öğretim için ne kadar elverişli ise rehberlik için o kadar elverişli olacaktır.

2- Rehberlik Hizmetlerinden yararlanmak zorunlu değildir, oysa öğretim zorunludur.
Rehberlik gönüllülük esasına göre hizmet veren bir örgüttür yani bu hizmetlerde, isteyen yararlanır. Ancak bazı hallerde rehberlik zorlayıcı olabilmektedir. Rehberlik hizmetleri sınıflarda yürütüldüğü zaman, örneğin bir meslek okulu tanıtım programı uygulanırken sınıfta bulunan bütün öğrencilerin ilgi duymadan da, bu programı izlemeleri beklenmektedir. Aynı şekilde okullarda toplu test uygulamaları, gözlem fişleri ve diğer öğrenciyi tanıma işlemleri de bütün öğrencileri kapsayan hizmetlerdendir.
Burada gönüllülük ilkesinin daha çok psikolojik danışma hizmetleri için geçerli olduğunu görmekteyiz halbuki, öğretmen ya da okul yöneticisi tarafından danışmana gönderilen, gönülsüz bireylerde psikolojik danışma hizmetleri ilkesine göre çalışmak mümkün olamamaktadır

3- Öğretimde değerlendirme vardır.
Öğrencinin müfredat programında saptanan davranışları ne ölçüde geliştirdiği bir
sınavla değerlendirilir Rehberlikte ise değerlendirme yoktur.
Rehberlikte değerlendirme böyle olmayışı onun gönüllülük ilkesine dayalı bir hizmet oluşundan kaynaklanmaktadır.
Öğretim hizmetlerinin rehberlik anlayışına göre yürütüldüğü bir eğitim sisteminde değerlendirme mutlak ölçütlere göre değil de öğrencinin kapasitesine ve gelişme hızına göre yapılacağından, öğretim ile rehberlik arasındaki fark giderek azalmaktadır.

4- Rehberlik bireyin iç dünyasına, yaşantısına  kısaca duygusal alemine yönelmiş hizmetlerdir.
Öğretim; toplumun, insanlığın kültür mirasını bilgi olarak aktarır. Amaç öğrencinin bu bilgilerden yararlanarak düşünme, problem gücünü geliştirmektir. Rehberlik ise çeşitli derslerde kazanılan bilgilerin bütünleştirilmesi ve belli hayat amaçları açısından değerlendirilmesinde öğrenciye yardımcı olur.
Eğitimin amacı problem çözme gücünü geliştirmektir. Öğretim bu nesnel olgular üzerinde düşündürerek, rehberlik ise öznel yaşantıları üzerinde düşündürerek gerçekleştirir. Yani, öğretim etkinlikleri bireye nesnel konularda düşünme ve problem çözme gücünü kazandırırken, rehberliğin amacı kişinin bilgiyi ve bilgi edinme yollarını tanımasına, özümlemesine ve davranışa dönüştürmesine yardımcı olmaktır.
Rehberlik, kişiye kendini ve başka insanları anlama, yetenekleri kullanma, fırsatları değerlendirme insan ilişkilerinde karşılaştığı
sorunlara çözüm bulma becerisi kazandırır. Öğretim faaliyetlerinin de kişinin kendini tanıma ve anlamasında, insan ilişkilerinde de beceri kazanmasında katkısı olabilir, ama asıl amaç bu değildir.

Eğer bir öğretmen konusunu anlatırken bunun öğrencileri üzerindeki etkisini (anlayıp anlamadıklarını, hoşlanıp hoşlanmadıklarını), inceliyor, öğrenim yaşantılarını bütünleştirmelerinde ve belli amaçlar açısından önemini değerlendirmelerine yardımcı oluyorsa zaten bir anlamda rehberlik yapmış sayılır. Ancak bütün öğrenim yaşantılarının değerlendirilmesi ve anlamlaştırılmasını ders öğretmeninin yapması beklenemez. Böyle bir işlev öğretim işlerinin ağırlığı ile bağdaşmaz. Çağımızda insan hakkında bilgiler giderek zenginleşmekte, insan davranışını etkileyen yöntemler giderek gelişmektedir. Bunun için rehberlik, bir teknikler bütünü ve ayrı bir uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmıştır.

  • Kaynak İndirme Bilgileri
  • Site: www.derscalisiyorum.com.tr
  • Dosya İçeriği: KPSS Rehberliğin Eğitimdeki Yeri
  • Dosya Boyutu/Türü: 25. KB/ Word
  • Dosya İndirme Linki: Tıklayınız.
Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir