Sponsorlu Bağlantılar

9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları

Categories Ders Kitabı Cevapları
Sponsorlu Bağlantılar


Kız ve Erkek Öğrenci Yurtları için TIKLAYINIZ.

9.Sınıf MEB yayınları Tarih Ders Kitabı Tarih ve Zaman, İnsanlığın İlk Dönemleri, Orta Çağ’da Dünya, İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası, İslam Medeniyetinin Doğuşu, Türklerin İslamiyet’i Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri olmak üzere 6 ünite ve 222 sayfadan oluşmaktadır. Öğrenciler için özenle hazırlanmış olan ders kitabında bolca alıştırmalar bulunmaktadır. Bu sayfamızda sizler için 9.Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınlarının Ölçme ve Değerlendirme kısımlarının cevaplarını derledik.

Aşağıdaki açılır kapanır butonları tıklayarak cevabını görmek istediğiniz sayfalara ulaşabilirsiniz. Etkili bir ders çalışma ve başarı için öncelikle soruları kendinizin çözmesi gerektiğini bu sayfamızı ise kontrol amaçlı kullanmanız gerektiğini unutmayın.

9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları

1.Ünite Tarih ve Zaman

Aşağıdaki terimleri birer cümleyle açıklayınız.
Tarih : Tarih Geçmişte meydana gelen olayları neden sonuç ilişkisi içerisinde belgelere dayanarak anlatan objektif bir bilim dalıdır.
Kronoloji : Tarihi olayları sıraya koyan bilim dalı
Hafıza : Tarih bilimi açısından GEÇMİŞ olarak ifade edebiliriz.
Millî Kimlik: kişinin vatanına, milletine ve devletine olan bağlılığı ile ailesine, dinine ve geleneklerine olan bağlılığının kavram olarak temsil edilmesidir

Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Olay ve olgu arasındaki farklılıklar nelerdir?
CEVAP:– Hayat içerisinde tek tek meydana gelen değişmelere olay denir.
– Olgu ise, aynı türdeki olayları bir bütün olarak anlatmak için kullanılan bir kavramdır.
– Olgu, olaya göre daha soyut ve geneldir. Belli bir yer ve zaman söz konusu değildir.
– Olayı olgudan ayıran diğer önemli bir özellik ise olayın başlangıç ve bitiş tarihinin belli olmasıdır.
– Olaylar belli bir süre içerisinde meydana gelir; Anadolu’nun fethi, Kurtuluş Savaşı, Lozan Barış Antlaşması tarihi bir olaya örnek (bilgi yelpazesi.net) olarak gösterilebilir.
– Olgu genellik ve süreklilik gösterir, Anadolu’nun Türkleşmesi, Türkiye’nin çağdaşlaşması tarihi olguya örneklerdir.

Hicrî takvim ile miladi takvim arasındaki farkları belirterek bunların günlük hayatımıza etkilerini açıklayınız.
CEVAP:• Hicri Takvim’de bir yıl 354 gündür. Miladi takvimde ise bir yıl 365 gün 6 saattir.
• Hicri Takvim’de başlangıç Hz. Muhammed’in hicretidir. Miladi takvimde ise başlangıç, Hz. İsa’nın doğum tarihidir.
• Hicri Takvim’de ay yılına göre düzenlenmiştir. Miladi takvimde ise güneş yılına göre düzenlenmiştir.

Bu farklar sadece dini ve milli bayramların hesaplanmasında günlük yaşamı etkiler. Çünkü, dini bayramlar hicri, milli bayramlar ise miladi takvime göre hesaplanır.

Tarih bilimini niçin öğrenmeliyiz?
CEVAP: Tarih bir milletin hafızasıdır. Bu sebeple geçmişini bilen milletler geleceklerine yön verebilirler.
4. Millî kimliğimizi belirleyen unsurları yazınız.
CEVAP: Tarih birliği, dinî inanışlar, devlet yapıları, coğrafi birliktelik, kültür birliği, örf-adet birliği musiki ve ülkü birliği milli kimliğimizi belirleyen unsurlardandır.
Din:Din, milletlerin milli kimlik oluşturmalarında çok önemlidir. Milletler dinleriyle diğer milletlerden ayrılırlar. Dinin emrettiği iş ve davranışları yaşamlarına uygulayarak milli bir kimliğin oluşmasını sağlarlar.

MÖ 220, 610, 1071, 1923 tarihlerinin yüzyıl ve dönemlerini belirtiniz.
MÖ 220: Millattan Önce 2 . yy
610: MS. 7. yy
1071: MS 11 yy
1923: MS 20. yy

Kültürel Miras
On iki Hayvanlı Türk takvimi, eski Türk uygarlıklarının astronomik gözlemleri sonucunda
ortaya çıkarttıkları ve günümüze bıraktıkları önemli kültürel miraslardan biridir.
Türklerin, kozmografya ilmi ile uğraştıkları ve elde ettikleri yeni buluşlar sonucunda,
eski takvimler üzerinde ilme en uygun şekilde düzeltmeler yaptıkları bilinmektedir.
Bozkırda konar-göçer hayat tarzını benimseyen Türkler; ekip biçme zamanını belirlemek,
yaylaya ve kışlağa birlikte göç edebilmek için gök cisimlerinin hareketlerini
ve gökle ilgili olayları incelemiştir. Bunun sonucunda da takvimler yapmış ve zamanı
sistemli kullanmaya başlamıştır.
İslam-Türk âlimleri bu on ikili sisteme “Tarih-i Türkistan” demiştir. On iki Hayvanlı
Türk takvimindeki maymun, tavşan, tavuk, yılan, koyun, sığır yılları zor seneler sayılmıştır.
Diğer yıllar da bahtlı anlamında “kut” yılları olarak anılmıştır.
Türklerin geliştirdikleri takvim sistemi bütün bölgeyi etkilemiş ve Asya uygarlıklarının
çoğunda aynı takvim ya da benzerleri kullanılmıştır. Günümüzde Türkler; On
iki Hayvanlı Türk takvimini kullanmamakta ancak bu takvim Çinliler tarafından hâlen
kullanılmaya devam edilmektedir. Bu nedenle bu takvim, Çin kültürüne ait bir
değermiş gibi sunulmaya çalışılmaktadır (Külcü, 2015, s.1-5’den düzenlenmiştir).

Aşağıdaki soruları metinden hareketle cevaplayınız.

2. On iki Hayvanlı Türk takviminde kut yılları hangileridir?
CEVAP:On iki Hayvanlı Türk takvimindeki maymun, tavşan, tavuk, yılan, koyun, sığır yılları zor seneler sayılmıştır. Diğer yıllar da bahtlı anlamında “kut” yılları olarak anılmıştır.
3. Kozmografya nedir?
CEVAP:Gökbilimin, matematik ve fiziğin yalnız ana kavramlarından yararlanarak, evrenle ilgili en bellibaşlı olayları konu alan bir dalı.
4. Günümüzde On iki Hayvanlı Türk takviminin Çin takvimi olarak adlandırılmasının
gerekçeleri neler olabilir?
CEVAP:Çinin bu takvimi kullanması olabilir.
5. Sizce, günümüzde hangi ülkeler On iki Hayvanlı Türk takvimini kullanmaktadır?
Uzak doğu ve Orta Asyadaki ülkeler kullanıyor olabilir.


Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Tarih bilimi ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A) Tarih biliminin yöntemi diğer bilimlerden farklılık gösterir.
B) Tarih biliminde kaynaklara ulaşmak önemlidir.
C) Tarih bilimi diğer bilim dallarından yardım alır.
D) Deney ve gözlem tarih biliminin yöntemlerindendir.
E) İnsanların faaliyetleri tarihin konusudur.

2 Tarihin tanımı üzerine farklı yorumlar yapılmıştır. Yorumlardaki bu farklılığa
rağmen tarihçilerin üzerinde durduğu noktalar genelde aynıdır. Aşağıdakilerden hangisi tarihin tanımı yapılırken üzerinde durulan noktalardan biri değildir?
A) Geçmişle ilgili olduğu
B) Merkezinde insanın yer aldığı
C) Belgelere dayandığı
D) Nedenselliğe muhtaç olduğu
E) Farklı bakış açılarına dayandığı

3 Orta Asya Türk tarihi ile ilgili bir araştırma yapmak isteyen Özge, Orta Asya’da bulunan Türk yazıtlarını okumak için aşağıdaki bilim dallarının hangisinden faydalanmalıdır?
A) Arkeoloji
B) Diplomasi
C) Epigrafi
D) Kronoloji
E) Nümizmatik

4 Geçmişteki insan faaliyetlerini, neden- sonuç ilişkisi içerisinde yer göstererek ve belgelerden yararlanarak araştıran bilim dalına tarih denir. Bu tanımda tarih biliminin hangi özelliğine yer verilmemiştir?
A) Kaynaklardan faydalandığı
B) Nedenselliğe sahip olduğu
C) Kronolojiye yer verdiği
D) Eski devirleri aydınlattığı
E) Olayların geçtiği mekânı belirttiği

5 Tarihî olay ve olgular düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi olayın özelliklerinden biri değildir?
A) Biricik ve özgündür.
B) Yer ve zaman bildirir.
C) Kısa süreli gelişmelerdir.
D) Başlangıç ve bitiş zamanı bellidir.
E) Tarihî süreçte tekrar edebilir.

6 Türkler, tarih boyunca geniş bir coğrafyada hüküm sürmüş bu nedenle de farklı kültürlerle etkileşime girmiştir.
Bu durum Türklerin kullandığı takvimlere de yansımıştır.
Buna göre;
I. İslam Medeniyeti,
II. İran Medeniyeti,
III. Roma Medeniyeti
Türklerin kullandığı takvimler dikkate alındığında yukarıdaki medeniyetlerin hangisinden etkilendiği söylenebilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III


2.Ünite İnsanlığın İlk Dönemleri

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
Aşağıdaki terimleri birer cümleyle açıklayınız.

Meşruiyet : yasaya, töreye vb. uygunluk, geçerlilik, yasallık.
Monarşi : siyasal gücün bir tek kişinin elinde bulunduğu ve yönetimin genellikle kalıt yoluyla aile bireylerine geçtiği devlet biçimi.
Aristokrasi : eskiden, siyasal ve ekonomik gücün ve devlet yönetiminin soylular elinde bulunduğu düzen, yönetim biçimi.
Mezopotamya :  Mezopotamya, Orta Doğu’da, Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölge. Mezopotamya günümüzde Irak, kuzeydoğu Suriye, Güneydoğu Anadolu ve güneybatı İran topraklarından oluşmaktadır. Büyük bölümü bugünkü Irak’ın sınırları içinde kalan bölge, tarihte birçok medeniyetin beşiği olmuştur.

Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Eflatun, yazma teknolojisini insan belleği için bir dış tehlike olarak görmüş ve “Yazı teknolojisini elde edenler kendi belleklerini kullanmayı durduracaklar ve unutkan olacaklardır; kendi iç kaynakları yerine dış işaretlerle onları hatırlamak için yazıya bağlanacaklardır.” demiştir.
Soru: Eflatun’un yazı teknolojisini insan belleği için bir tehdit olarak görmesinin sebepleri neler olabilir?
CEVAP: Söz uçar yazı kalır demişler. Bu dece bir bakış açısıdır. Fakat Yazmak insana tembelliğe itebilir gerçekten. Yazığı kaydettiğ için insan ezberlemk istemz bu da belleğimizi zayıflatır. Nasıl ki günümüzde akıllı telefonlar numara ezberleme konusunda bizleri tembel yaptı ise. Her teknoloji insanı biraz tembelleştirmek ya da işlerini kolaylaştırmak için yokmudur.
Soru:2. Konar-göçerlerin askerî alanda üstün olmalarını sağlayan özellikler nelerdir?
CEVAP: Konar göçerler genelde AT kullanırlar ve doğa ile bir türl ümücadele içerisindedirler. İşte bu sebeplesürekli idmanlı sayılabilirler. buda bu dinamiklikte onları askeri alanda başarılı yapmıştır.
Soru:3. Yazıdan önceki dönemde insanın hayat tarzını etkileyen unsurlar nelerdir?
CEVAP:Yazıdan önceki dönemde insan hayat tarzını etkileyen unsurlar oldukça fazlaydı. İletişim yollarının çeşitli olduğu ve yazının olmadığı dönemlerde haberleşme ve haber gönderme işleri insanların uzun zamanlarını almaktaydı. Yazının bulunmasıyla iletişim araçları da gelişmiş ve haberleşme kolay hale gelmiştir.
Haberleşmenin, at sırtında kilometrelerce yol gitmekten ibaret olduğu ve vurarak, ateş yakarak, bağırarak sağlandığı durumlar insanların hayatında zorlukların yaşanmasına neden olmuştur. Bu zorlukları aşmak için insanlar çeşitli insanları özellikle görevlendirseler de zamanla daha çok sorun olmuştur.
Yazının bulunmasıyla koşulların da haberleşmede kullanılması, mektuplaşma gibi durumlarda kullanılması büyük kolaylıklar sağlamıştır.

Soru:4. Hammurabi Kanunları’nın genel özellikleri nelerdir?
CEVAP:Hammurabi Kanunları’nda miras hukukundan da bahsedilmektedir. Ayrıca önemli olarak dişe diş, kana kan lafzı da öne çıkmaktadır. Yüzyıllar boyunca en kadim hukuk kuralları içinde bulunmuştur. Bu kanunlar sayesinde uygarlıkların ilerlemesi söz konusu olmuştur. Adalet ve doğruluk adına oluşturulan kanunlar olarak evrensel özellikler de taşımaktadır. Hukuk evrenseldir. Herkes için geçerlidir.
Soru:5. Mısırlıların dinî inançlarının tıp ve mimariye olan etkileri nelerdir?
CEVAP:Ahirete inanmaları sonucu mumya yapma istekleri insan vucudunu yakından tanımışlar ve TIP alanında ilerlemişlerdir.  Firavunlara yaptıkları devasa mezarlarda Mimari alanda mükemmel eserler yapmalarını sağlamıştır.
Soru:6. İlk Çağ’ın tüccar toplulukları hangileridir?
CEVAP: Asur , Fenike , Lidya sayılabilir.


9.Sınıf Tarih Ders Kitabı MEB yayınları Cevapları sayfa 61
Tarihi Aydınlatan Bir Yer: Göbeklitepe
“Bereketli Hilal” olarak gösterilen Yukarı Mezopotamya, insanlık tarihinin bilinen en eski yerleşim yeri olup Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Urfa ve Harran’ı kapsamaktadır. Önemli inanç merkezlerine sahip olan bu bölgede kadim Sümer, Asur ve Bâbil gibi birçok medeniyet kurulmuştur. Bu bölgede yapılan arkeolojik kazılarda,
geçmişi 12 bin yıl öncesine dayanan Göbeklitepe’nin keşfi, dinler tarihi açısından önemli veriler sunmuştur.
Göbeklitepe Tapınakları genellikle sonsuzluğu, bütünlüğü ve evreni simgeleyen daire formunda inşa edilmiştir. Tapınak alanındaki kaya yüzeylerinde çok sayıda daire sembolü yer almakta olup bu formlar Göbeklitepe’den sonra inşa edilmiş birçok tapınakta da görülmektedir.
Bazı bilim insanları, Göbeklitepe’nin bir gözlemevi olarak kullanıldığını ifade etmiştir. Tapınakların, yıldız ve gezegenlerle bağlantılı olduğu, gök cisimlerinin hareketlerini izlemek ve konumlarını belirlemek için kullanıldığı görüşü neredeyse bütün antik tapınaklar için dile getirilmiştir.
Bir tapınak olmanın ötesinde Göbeklitepe, karanlıkta kalmış bir inanç sisteminin en önemli kanıtı olarak günümüze ulaşmıştır. Neolitik Dönem’in erken evresine ait olan Göbeklitepe, bu dönemde yaşamış insanın inanç ve düşünce dünyasını ortaya koymaktadır.
Göbeklitepe’nin yapısal ve biçimsel özellikleri o dönemde yaşayan insanın, sanıldığının aksine güçlü bir tanrı düşüncesine sahip olduğunu ve ileri düzeyde bir dinî sembolizm kullandığını kanıtlamaktadır. Göbeklitepe’nin tarih boyunca inanç merkezi olan ve peygamberler şehri olarak bilinen Şanlıurfa’da bulunması, ülkemiz için ekonomik ve kültürel fırsat olmuştur. Anadolu’nun ne kadar kadim ve zengin bir kültürel dokuya sahip olduğunu kanıtlayan
bu yapı, ortaya çıktığı günden beri birçok yerli ve yabancı araştırmacının ilgisini çekmiştir. İnanç turizminin en gözde mekânlarından biri olan bu tapınağın, ülkemize çok ciddi katkısının olacağı açıktır (Kurt-Göler, 2017, s.1111-1138’den düzenlenmiştir).

1. Yukarı Mezopotamya’nın Bereketli Hilal olarak gösterilmesinin nedenleri neler olabilir?

Cevap: Bereketli hilal, buyuk bir bölüm toprakları Orta Doğu olarak adlandırılan bölgede bulunan bölgedir. Kışları yağmurlu, yazları ise kurak geçen bölgede Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir.Bereketli hilal ifadesi ilk kez ABD’li bilimci James Breasted tarafından kullanılmıştır. Bölge Güney’de Arabistan çölü, Kuzey’de Doğu Anadolu bölgesi ile sınırlanmıştır.

2. Göbeklitepe’nin daha sonra inşa edilen tapınaklara etkisi nedir?

Cevap: Bulunduğu döneme kadar insanlık tarihine ilişkin neredeyse tartışmasız kabul edilmiş  ve insanların şehirciliğe geçişine dair birçok tespiti değiştirmiştir

3. Göbeklitepe’nin bir gözlemevi olabileceğinin kanıtları neler olabilir?

Cevap: Araştırmacılar, Göbeklitepe’deki ünlü antik sembolleri tercüme ettiler ve 13.000 yıl önceki yıkıcı bir kuyruklu yıldız çarpmasının etkisini anlatan bulgulara rastladılar. Bu bile o dönemde gök bilim çalışmaları yapıldığını gösterir.

4. Günümüzde Türkiye’ye katkı sağlayan diğer tarihî yapıtlar hangileridir?

Cevap: Türkiye’nin listeye giren ilk değerleri İstanbul’un Tarihi Alanları, Sivas Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası ile Göreme Milli Parkı ve Kapadokya’ydı. Sadece Türkiye sınırları içinde kalıcı listeye giren 15 mirasın yanı sıra adayları içeren geçici listede 60 doğal ve kültürel değer yer almaktadır.


9.Sınıf Tarih Ders Kitabı MEB yayınları Cevapları sayfa 62
Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Selin, hazırladığı proje ödevi sonrasında: “Yazıdan önceki dönemde insanın hayat tarzı, tabiata karşı verdiği mücadelesi, sosyal ilişkileri ve inançlarını öğrenebilmek için insanın bıraktığı izler göz önünde bulundurulur.” değerlendirmesini yapmıştır.
Selin’in bu değerlendirmesine göre aşağıdakilerden hangisi bahsedilen dönemi niteleyen bir buluntu olamaz?
A) Ok ve yay
B) Taş balta
C) Buğday fosili
D) Kil tablet
E) Öğütme taşı

2 İlk Çağ’da Doğu ile Batı kültürlerinin kaynaşmasında;
I. uluslararası ticaret,
II. göçler,
III. Büyük İskender’in Asya seferi durumlarından hangilerinin etkili olduğu söylenebilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III

3 Aşağıdakilerden hangisi İlk Çağ Anadolu medeniyetlerinden biri değildir?
A) Hititler
B) Frigler
C) Urartular
D) Lidyalılar
E) Akadlar

4.• Urartular tarım alanlarının sınırlı olması nedeniyle daha çok hayvancılık ve madencilikle uğraşmışlardır.
• Mısır’da Nil Nehri etrafında verimli ovaların oluşması Mısır’ın temel geçim kaynağının tarım olmasını sağlamıştır. Buna göre medeniyetlerin ekonomik uğraşlarında belirleyici olan unsur aşağıdakilerden hangisidir?
A) Coğrafya
B) Irk
C) Din
D) Kültür
E) İhtiyaçlar

5 Aşağıdakilerden hangisi “kollektif  ceza” kavramını açıklayan bir ifadedir?
A) Kadın ve erkeğe aynı cezanın verilmesi
B) Suçu işleyenin yakınlarının da cezalandırılması
C) Köle ile efendisinin farklı cezalara çarptırılması
D) Ölümle cezalandırma anlayışı
E) Bazı suçlarda kısas cezasının uygulanması

6 Aşağıdaki medeniyetlerden hangisi kolonizasyon faaliyetlerinde bulunmamıştır?
A) Fenikeliler
B) Asurlular
C) Frigler
D) İyonlar
E) Yunanlar

7-İstediği hayat şartlarına ulaşmak isteyen insanoğlu geçmişten günümüze yeni yerler bulmak amacıyla göç etmiştir. İklimdeki değişikliklere bağlı geçim sıkıntısının yaşanmaya başlanması, politik değişiklikler, inanç gruplarının baskı altına alınması gibi gelişmeler
insanların yeni yerler aramasında etkili olmuştur. Buna göre aşağıdakilerden hangisi
İlk Çağ toplumlarında görülen göç hareketlerinin nedenleri arasında
gösterilemez?
A) Sosyal
B) Dinî
C) Siyasi
D) Ticari
E) Coğrafi

  1. Nil’in sularının taşması sonucu tarlaların sınırları birbirine karışmış, bu tarlaları ayırmak için Mısır’da …………… ilmi gelişmiştir. Ölümden sonraki yaşama inandıkları için ölülerini mumyalamış böylelikle insan vücudunu tanımışlar, tıp ve …………… bilimlerinde
    gelişmişlerdir.
    Metindeki boşluklara aşağıdakilerden hangisinin yazılması doğrudur?
    I                        II
    A) Matematik Biyoloji
    B) Geometri Astronomi
    C) Geometri Fizik
    D) Matematik Kimya
    E) Geometri Eczacılık
  2. Toplumların ekonomik uğraşlarında coğrafyanın önemli bir belirleyici olmasında;
    I. Urartuların hayvancılık ve madencilikle uğraşması,
    II. Fenikelilerin deniz ticaretinde ilerlemesi,
    III. Atina ve Sparta’nın tarım alanında gelişmesi durumlarındanhangileri örnek olarak
    gösterilebilir?
    A) Yalnız I
    B) Yalnız II
    C) I ve II
    D) II ve III
    E) I, II ve III
  3. İlk Çağlarda Persler kurmuş oldukları satraplık adındaki eyalet sistemi
    ile çok geniş toprakları yönetmişler ve kendinden sonraki devletleri de etkilemişlerdir.
    Buna göre;
    I. İskender,
    II. Roma,
    III. Akad
    imparatorluklarından hangileri Perslerin yönetimlerinden etkilenmişlerdir?
    A) Yalnız I
    B) Yalnız II
    C) I ve II
    D) II ve III
    E) I, II ve III

 


3.Ünite Orta Çağ’da Dünya

Aşağıdaki terimleri birer cümleyle açıklayınız.
Kavimler Göçü : Kavimler Göçü, 350-800 yılları arasında Avrupa’ya yapılan şiddetli insan göçüdür. İlk dönem ve ikinci dönem olarak ikiye ayrılmaktadır. İkinci dönemkavimler göçü ilk dönem kavimler göçünün devamı niteliğindedir. İlk dönem kavimler göçü Roma İmparatorluğu ve Hunlar arasında yoğun sınır değişikliklerini kapsar
Dogmatizm : Din ya da yetkelerce ileri sürülen düşünce ve ilkeleri kanıt aramaksızın, incelemeksizin ve eleştirmeksizin bilgi sayılan anlayış.
Toplumsal Tabaka:  Toplum biliminde ve diğer sosyal bilimlerde, toplumsal tabakalaşma kavramı hiyerarşik bir düzene ve toplum içerisindeki güç ve refahın bölümlenmesine, bireylerin bu bölümlenmedeki konumlarına atıfta bulunur.

Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
SORU:1. Orta Çağ’da Avrupa ordularının genel özellikleri nelerdir?
CEVAP:Orta Çağ’da Avrupa ordularının genel özellikleri şu şekildedir:
*Ordu, atlı ve yaya birliklerden oluşurdu.
*Ordu silahlı ve silahsız gruplardan oluşurdu.
*Ordu kutsal inançlar üzerine kurulu olurdu.
*Orduda dini değerler ve anane ön plana çıkarılırdı.
*Ordular çeşitli birliklerden oluşan yapılar olmuştur.
*Ordular daha çok kalelerde ve çadırlarda yaşayan birlikler olmuştur.

SORU:2. Ticari mekânların ticaretin gelişmesine etkileri nelerdir?
CEVAP:Ticari mekanların ticaretin gelişmesine etkiler vardır. Bir ticari merkezin kurulması, ticareti harekete geçirecek, ticareti zenginleştirecek, sürdürülebilir olmasını sağlamak ve kolay ve çabuk hallolmasını sağlamak için inşa edilmiştir. Ticari mekanların varlığı, insanlar için ticaretin teşvik edilmesi anlamına da gelmektedir. Ticaret insanların en önemli geçim kaynaklarından biri olmuştur. Bu geçim kaynağı tarih boyunca gelişerek varlığını korumuştur.
SORU:3. İlk ve Orta Çağlarda üretimin yeterli aşamaya gelememesinin nedenleri nelerdir?
Cevap: İlk ve Ortaçağlarda üretimin yeterli aşamaya gelememesinin nedenleri ilk başlarda insanların üretim yapmak amacıyla kullanabilecekleri yeterli teknolojiye ve bilgi birikimine sahip olmamalarıydı. Bu duruma bir de zaman zaman yaşanan salgın hastalıklar, doğa felaketleri ve savaşlar da eklenince insanlar sadece tüketebilecekleri kadarını yetiştirmek ve üretmek durumunda kalmıştır.
Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Bir toplumsal tabakalaşma olan kast sistemi aşağıdaki medeniyetlerin hangisinde ortaya çıkmıştır?

A) Sümer
B) Babil
C) Hint
D) Çin
E) Mısır

  1. Feodalizmde hiç kimse tam anlamıyla hükümran değildi. Bu yüzden soylular ve vassallar arasında mücadeleler Orta Çağ Avrupası’nda uzun süren istikrarsızlıklara hatta savaşlara neden olmuştur.
    Buna göre Orta Çağ Avrupası ile ilgili olarak;
    I. merkezî otoritenin zayıf olduğu,
    II. sınıflar arası eşitlik olduğu,
    III. savaşların feodalitenin Avrupa’nın
    dışına yayılmasına neden olduğu ifadelerinden hangileri doğrudur?
    A) Yalnız I
    B) Yalnız II
    C) I ve II
    D) II ve III
    E) I, II ve III
  2. Cengiz Han Yasası nesilden nesile aktarılan Türk ve Moğol törelerinin yazılı hâle getirilerek düzenlenmiş şeklidir.
    Bu yasalar İslamiyeti kabul eden Moğol hanedanları tarafından da uygulanmıştır.
    Buna göre;
    I. yasaların oluşturulmasında farklı kültürlerden etkilenildiği,
    II. Cengiz Han’dan önce yasaların sözlü olduğu,
    III. yasaların Cengiz Han tarafından oluşturulduğu
    ifadelerinden hangilerine ulaşılabilir?
    A) Yalnız I
    B) Yalnız II
    C) I ve II
    D) II ve III
    E) I, II ve III
  3. Aşağıdakilerden hangisi vakıflar sayesinde günümüze kadar gelen ve kamu yararına çalışan ticari yapılardır?
    A) Çarşı
    B) Kervansaray
    C) Pazar
    D) Panayır
    E) Kapan

 

Tek Kuşak-Tek Yol
İpek Yolu Çin’den başlayarak Anadolu ve Akdeniz üzerinden Avrupa’da son bulan bir ticaret yolunu temsil etmektedir (Görsel 3.18). Adını en önemli simgesi olan “ipek”ten alan bu ticaret yolu yalnızca ticari malların değil insanların, kültürlerin ve fikirlerin taşınmasında da aracı bir rol oynamıştır. Doğu ile Batı kültürü arasındaki etkileşimi tarih boyunca sağlamış olan yol, alternatif güzergâhların bulunmasıyla birlikte önemini yitirmiş olmasına rağmen son yıllarda tekrar dünya gündemine girmiştir. 2000’li yıllardan sonra artan sanayileşme ve teknolojik gelişmeler ile birlikte ciddi bir ekonomik büyüme performansı sergileyen Çin, hemen her ülkenin iş birliği
yapmak istediği bir aktör hâline gelmiştir. Bu avantajını kullanarak etki alanını genişletmeyi amaçlayan Çin, dünyanın en büyük ulaşım projesi olarak görülen “Tek Kuşak, Tek Yol” yani Modern İpek Yolu (The New Silk Road) Projesini hayata geçirmek adına önemli çalışmalar yapmaktadır. Proje; başta Çin olmak üzere bağımsızlıklarını kazandıktan sonra dünyayla ekonomik entegrasyona öncelik veren Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye, İran ve Rusya gibi önemli ülkeleri içermektedir. Asya, Afrika ve Avrupa’yı birbirine bağlayacak olan Modern İpek Yolu Projesi (karayolları, tren yolları, limanlar ve enerji nakil hatlarını içeren milyarlarca dolarlık altyapı yatırım girişimi) ile ilgili olarak ilk kez 14-15 Mayıs 2017 tarihlerinde Pekin’de bir zirve düzenlenmiştir. 29 ülkenin devlet ve hükûmet başkanlarının katıldığı zirvede proje dünyaya anlatılmıştır. Türkiye’nin önerdiği “Orta Koridor” projeleri ile uyum içinde olması planlanan Modern İpek Yolu Projesi’nin, güzergâh üzerindeki ülkeleri kara, deniz, hava ve demir yolları ve liman-boru hatları aracılığıyla birbirine bağlaması planlanmaktadır. Modern İpek Yolu Projesi en basit hâliyle geçeceği 65 ülkeyi yol, liman, demir yolu (Görsel 3.19), havaalanı ile birbirine bağlamayı hedeflemektedir. (setav, 2017’den düzenlenmiştir).


Ölçme ve değerlendirme konusundaki klasik soruları cevaplamaya ne dersiniz. toplamda altı tane soru buluna bu bölüm kitabımızda  sayfa 87 de bulunmaktadır. 
Aşağıdaki soruları metinden yola çıkarak cevaplayınız.
SORU:
 1. Kültürlerin ve fikirlerin taşınmasında İpek Yolu’nun önemi nedir?
CEVAP: Çok önemli bir yere sahiptir. Zira İpek yolunun geçtiği ülkeler arası etkileşimi artırdığı muhakkaktır.
SORU: 2. Ülkelerin Çin ile iş birliği yapmak istemesinin nedenleri nelerdir?
CEVAP: Çünkü Çin sanayileşme ve ürün üretimi alanında son derece öenmli bir yerdedir.
SORU: 3. Modern İpek Yolu Projesi hangi alanlarda yatırım girişimlerini içermektedir?
CEVAP: Karayolları, tren yolları, limanlar ve enerji nakil hatlarını içeren milyarlarca dolarlık altyapı yatırım girişiminden söz edilmektedir.
SORU: 4. Entegrasyon ne demektir?
CEVAP: Bir araya gelerek birleşme, bütünleşme.
SORU: 5. Modern İpek Yolu Projesi’nin günümüzde Türk ekonomisine etkileri neler olabilir?
CEVAP: Ticaret yolları genel olarak geçtiği tüm ülkelere katkısı olmuştur. Ülkemize de olumlu manada katkıları olacaktır.
SORU: 6. Tarihî İpek Yolu ile Modern İpek Yolu arasındaki önemli farklılıklar nelerdir?
CEVAP: Tarihi İpek yoluna oranla yeni ipek yolu daha çok ülkeyi kapsamakta daha çok ürünü kapsamaktadır. Daha çok ulaşım şeklini kapsamaktadır


4.Ünite  İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası

1. Orta Asya’da kurulan ilk Türk Devletleri;
I. Çin,
II. Sasani,
III. Bizans
Yukarıdaki devletlerden hangileriyle ilişki kurmuştur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III

2. Aşağıdakilerden hangisi kurultay ile ilgili doğru bir bilgi değildir?
A) Devlet yönetiminin temelini oluşturur.
B) Boy beyleri de katılır.
C) Üyelerine Toygun denir.
D) Hatun başkanlık yapabilir.
E) Yılda en az üç kez toplanır.

3. Mete Han gelişmiş Çin medeniyetine- karşı millî bir siyaset izlemişti. Buna göre Hun Devleti, savaş gücü ile Çin’i baskı altına alacak, devletin ve halkın ihtiyaçlarını vergi veya ticaret yoluyla Çin’den sağlayacaktı. Mete Han’ın, Çin’e karşı izlediği bu politikanın içinde Çin ülkesini ele geçirmek ve onu idare etmek gibi bir düşünce bulunmuyordu.
Buna göre Mete Han Dönemi’nde Çin’e karşı izlenen siyaset ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Çin’e karşı üstünlük kurulamayacağına inanılması
B) Yerleşik Çin kültüründen çekinilmesi
C) Türk ülkesinin ele geçirileceğinden korkulması
D) Çin ülkesine Türklerin iskân ettirilmek istenmesi
E) Çin’e karşı

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 126 Cevabı
4. Aşağıdakilerden hangisi Kavimler Göçü’nün sonuçlarından biri değildir?
A) Günümüz Avrupa milletlerinin temelleri atıldı
B) Avrupa’da Türk devletleri kuruldu
C) Feodalite Avrupa’da güç kazandı
D) Kültürel etkileşim yaşandı
E) Skolastik düşünce etkisini kaybetti

5. Orta Asya’da kurulan ilk Türk Devlet- leri’nde toplumun sosyal yapısı birbirine sıkı sıkıya bağlı olan unsurlardan meydana gelmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi bu unsurlardan biri değildir?
A) Toy
B) Oguş
C) Urug
D) Boy
E) Budun
 

6. Törenin oluşumunda aşağıdakilerden hangisinin etkisi yoktur?
A) Kut anlayışı
B) Diğer milletlerle etkileşme
C) Kağanlar tarafından konulan yasalar
D) Kurultaylarda getirilen kurallar
E) Türk toplumundaki görenek ve gelenekler

7. Hazar ülkesi; VII. yüzyıldan itibaren ulaşımın hızlandığı, mal değişiminin arttığı, Doğulu ve Batılı milletlerden kitleler hâlinde ticaret ve sanatla uğraşan insanların kaynaştığı bir yer hâline gelmiştir.
Buna göre Hazarlarla ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
A) Barış dönemi yaşattıkları
B) Başka dinlere inandıkları
C) Konar-göçer yaşam tarzını benimsedikleri
D) Kültürel etkileşime kapalı oldukları
E) Ülke sınırlarını genişlettikleri

8. Coğrafi konumu nedeniyle Orta Asya’da dönem dönem şiddetli kuraklıklar yaşanmıştır. Bu da bazı bölgelerde hem kıtlığın yaşanmasına hem de salgın hastalıkların görülmesine neden olmuştur. Kıtlığın yaşandığı yerlerde geçimini hayvancılıktan sağlayan Türkler, hayvanları için yeterli otlak bulamamıştır.
Buna göre;
I. başka bölgelere göç edilmesi,
II. nüfus artışının olması,
III. yerleşik hayata geçilmesi durumlarından hangilerinin gerçekleşmesi beklenir?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve III
D) II ve III
E) I, II ve III


Tanrının Kırbacı Attila
İktidarının doruğunda bulunan Attila’nın yerinde başka birisi olsaydı, muhteşem libaslar içinde gezer ve al- tın-gümüş içinde yüzerdi. Lakin Attila böyle yapmadı, sadeliği severdi. Attila alelade tahta koltukta oturmuş ve sade bir çadır da hüküm sürmüştü. Hiçbir tarafta ihtişamdan eser yoktu. Hükümdar Attila, herhangi bir Hun kadar sade yaşardı. Misafirlerine gümüş tabaklar içinde çok çeşitli yemekleri ikram ettiği hâlde, kendisi tahta bir tabak içinde sadece et yemeğiyle yetinmişti. Temiz giysileri ile dikkat çekerdi. Herkes Attila’nın emirlerine itaat ederdi. Krallar ve çeşitli kavimlerin reisleri muhafızlar gibi talimatını bekler ve gözleriyle işaret ettiği zaman hepsi mırıldanmadan fakat titreme ve korku içinde kendilerinden istediği hususları kesinlikle yerine getirmişlerdi. Kendisine yalvaranlara karşı merhametli davranır ve kendine tabi olanlara karşı lütufkar hareket ederdi.
Avrupalılar tarafından “Tanrının Kırbacı” unvanı verilen Hun hükümdarı Attila, beyaz perdeyi de etkilemiştir (Görsel 4.34). 1954 yılında başrollerini Anthony Quinn (Antoni Kuin) ve Sophia Loren’in (Sofya Loren) paylaştığı “Attila” 2001 yılında başrollerini Gerard Butler (Cerırd Batlır) ve Tim Curry’nin (Tim Köri) paylaştığı “Attila: İmparatorluğun Yükselişi”, adlı filmler sinema izleyicisiyle buluşmuştur (Nemeth, 2002, s.887-901’den düzenlenmiştir).
Aşağıdaki soruları metinden hareketle cevaplayınız.
1. Tahta geçtikten sonra Hun Hükümdarı Attila’nın yerinde başka biri olsaydı ne yapardı?
Cevap: Kral oldu diye kutlama yapardı herhalde.
2. Hun Hükümdarı Attila’nın sade bir yaşam sürmesinin gerekçeleri neler olabilir?
Cevap: Atilla, alçak gönüllü olması, gösterişten uzak durmak istemesi, lüksü sevmemesi ve savurganlık yapıp ülke ekonomisini zayıflatmamak istediği için sade bir yaşam sürmüş olabilir.
3. Libas nedir?
Cevap: Elbisa, Giysi
4. Attila’nın kişisel özellikleri nelerdir?
Cevap: Alçak gönüllü, Babacan, Çalışkan, Dürüst, İşini seven vs
5. Hun Hükümdarı Attila’ya Avrupalılar tarafından “Tanrının Kırbacı” unvanının verilmesinin sebepleri neler olabilir?
Cevap: Hun Hükümdarı Atilla’nın, etrafına dehşet saçan bir savaşçı olması, bilime ve sanata meraklı olması, cesur ve acımasız olmasından dolayı bu unvanın verilmiş olabilir. Avrupalılar bu unvanla Atilla’nın günahlarının bedeli olarak kendilerine gönderildiğini bile düşünmüşlerdir.
6. Hangi tarihî şahsiyetin filmini çekmek isterdiniz? Neden?
Cevap: Yavuz Sultan Selimin
7. Seçtiğiniz tarihî şahsiyetin baş rolünü oynadığı kısa bir film senaryosu
Cevap: Mısıra Giderken Çölü Geçmesi


5.Ünite İslam Medeniyetinin Doğuşu

Aşağıdaki terimleri birer cümleyle açıklayınız.
Cevap:
Hadari :İslamiyet’ten önce Arap yarımadasında yerleşik bir şekilde yaşayan insanlara hadari denir.
Mevali :Mevâli, İslam tarihinde cahiliye devrinde toplumdaki kişilerden birinin ya da çoğunluğunun isteğiyle kabileye katılan insanlara/kölelere verilen ad. Emevi ırkçı politikası olarak da bilinir.
Beytü’l-Mal :İslam Devletlerindeki devlet hazinesidir.
Samarra :Bağdat’ın 125 km kuzeyinde Irak’ta bir şehir.
Beytü’l-hikme :Beyt’ül Hikmet, Abbasiler tarafından, 800’lü yılların başında, Bağdat şehrinde kurulan kütüphane ve çeviri merkezinden oluşan bir bilim merkezidir.

Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
SORU:
 1. İslam tarihinde Hicret’in siyasi hayata etkileri nelerdir?
Cevap: İslam Devleti Kurulmuştur.  Artık bir Siyasi organizasyon olmuştur. Yeni ana yasa çıkarılmıştır.
SORU:2. Arabistan’da düzenlenen panayırların kültür hayatına etkileri nelerdir?
Cevap: Arabistan’da düzenlenen panayırların kültür hayatına etkisi olarak o panayırlara sürekli olarak farklı milletlerden ve kültürlerden gelen insanların etkisiyle farklı kültürlerin tanınması, öğrenilmesi ve yaşanması söz konusu olurken akrabalık ilişkileri de kurulur.

Bütün panayırlar asıl amacı ticari kaygı olsa da kültürel etkileşim noktaları olarak da görev yaparlar. Böylece insanlar birbirini daha yakından daha iyi tanımaya da başlarlar.

SORU:3. Hz. Ömer Dönemi’nde yapılan teşkilatlanma çalışmaları nelerdir
Cevap:  Şu Şekilde sıralayabiliriz.
Yönetim Alanında Teşkilatlanma
-Ülke toprakları yönetim birimlerine ayrılarak valilik sistemi kuruldu .
Hukuk Alanında Teşkilatlanma
-Adli sistem kurularak mahkemeler oluşturuldu ve illere kadılar tayin edildi.
Askeri Alanda Teşkilatlanma
-Düzenli ordular ve ordugâhlar kuruldu .
-Askerî ikta sisteminin temelleri atılarak fethedilen toprakların verimli kullanımının yolu açıldı.
-Askerî posta teşkilatı kuruldu .
Ekonomik Alanda Teşkilatlanma
-Vergiler sistemli hâle getirildi.
-İslam devlet hazinesi Beyt’ül Mâl adıyla sistemleştirildi.
-Hicri takvim oluşturuldu

SORU:4. Hz. Osman Dönemi’nde Müslümanlar arasında ilk ayrılıkların çıkmasının nedenleri nelerdir?
Cevap: Hz. Osman’ın akrabalarına karşı aşırı düşkünlüğü, başta eyalet valilikleri olmak üzere önemli devlet görevlerini onlara vermesi bu ayrışmalarının en önemli sebeplerindendir. Bunun yanında fetihlerin yavaşlaması, sahabe neslinin azalması ve merkezden uzaklaşmaları, sahabelere bakış açısının değişmesi, yeni fethedilen bölgelerde İslam’ın tam olarak sindirilememesi de Müslümanların arasında çıkan ayrılıkların sebeplerindendir.
SORU:5. Emeviler ve Abbasiler Dönemi’nde uygulanan politikaların İslamiyet’in yayılmasına etkileri nelerdir?
Cevap: emevilerin izlediği MEVALİ Politikası İslamın yayılmasını olumsuz etkilemiştir. Abbasilerin hoş görülü politikası Özellikle Türkler arasında islamın yayılmasını kolaylaştırmıştır.
SORU:6. Hz. Ebu Bekir Dönemi’nde devlet otoritesinin sağlanması amacıyla yapılan çalışmalar nelerdir?
Cevap: Peygamberimizin vefatından sonra dört halife dönemi başlamıştır ve ilk olarak Hz. Ebubekir halifelik makamına geçmiştir. Hz. Ebubekir döneminde Kuran kitap haline getirilmiş, yalancı peygamberlerle ve dinden dönenlerle mücadele edilmiştir.
SORU:7. Türklerin İslamiyet’i kabul etmesinde Talas Savaşı’nın önemi nedir?
Cevap: Bu savaşta birbirlerini daha yakından tanıyan ve bir müttefiklik içine giren Türkler arasından islamın yayılması hızlanmıştır. 
SORU:8. İslam medeniyetinin Avrupa’ya etkisi hangi yollarla olmuştur?
Cevap: İslam medeniyetinin fetihlerle yayılmasıyla birlikte Avrupa kıtasında da etkileri olmuştur. İslam medeniyeti Avrupa kıtasına fetihlerin olması, kütüphanelerin taşınması, İslam alimlerinin yaptığı çalışmaların batı dünyasında ilgiyle karşılanması dolayısıyla etkisi olmuştur.

  1. İslam dini; Cahiliye Dönemi’nde gündelik yaşamın bir parçası olan putlara tapma, falcılık-büyücülük, kan davaları, gasp, içki, zina, faiz ve kadınlara kötü muamele gibi birçok kötü alışkanlığı yasaklamıştır. Bu durum, cahiliye toplumundaki önderlerin tepkisini çekmiştir.
    Buna göre;
    I. Müslümanlarla alay etme,
    II. onları yok sayma,
    III. ambargo uygulama tepkilerinden hangileri müşriklerce uygulanmıştır?
    A) Yalnız I B) Yalnız II
    C) Yalnız III D) I ve II
    E) I, II ve III
    Cevap: E
  2. Hicret’in ardından Müslümanların ibadet edebileceği, sohbet ve vaazlarını yapabileceği bir mescit inşa edildi. Bu mescit, askerî işlerin müzakeresi, elçilerin kabulü, mahkemelerin görülmesi ve bazen de folklor gösterilerinin tertiplendiği bir mekân olarak kullanıldı.
    Buna göre mescidin hangi amaçla kullanıldığı söylenemez?
    A) Dinî
    B) Sosyal
    C) Ekonomik
    D) Diplomatik
    E) Hukuki
    CevapD

3. Aşağıdakilerden hangisi Dört Halife Dönemi gelişmelerinden biri değildir?
A) Kur’an-ı Kerim’in çoğaltılması
B) Halifeliğin saltanata dönüşmesi
C) Hicrî takvimin yapılması
D) Fethedilen yerlerin yönetim birimlerine ayrılması
E) İlk İslam donanmasının kurulması
Cevap:E

  • İslam medeniyetinin Avrupa’yı etkilemesinde;
    I. Haçlı Seferleri,
    II. Endülüs ve Sicilya’da medreselerin açılması,
    III. Akdeniz ticaretinin gelişmesidurumlarından hangilerinin etkili olduğu söylenebilir?
    A)Yalnız I
    B) Yalnız II
    C) I ve II
    D) II ve III
    E) I, II ve III
    Cevap:B
  • Muaviye, oğlu Yezid’i veliaht tayin ederek İslam dünyasında yeni bir dönemi başlatmış ve halifelik saltanata dönüşmüştür. Böylece halifelik kurumu, gücü elinde bulunduran İslam devletlerinde devam etmiştir.
    Buna göre;
    I. Emevi,
    II. Abbasi,
    III. Memlûk
    devletlerinden hangileri bu duruma örnek olarak gösterilebilir?
    A) Yalnız I
    B) Yalnız II
    C) Yalnız III
    D) I ve II
    E) I, II ve III
    Cevap:E
  • 6. İslam düşünce tarihi incelendiğinde bilim ve felsefe alanında XII. yüzyıla kadar Müslümanlar matematik, fizik, astronomi, kimya, biyoloji, tıp ve felsefede geniş çapta ve çok yönlü bir araştırma çabası içinde olmuştur. Müslümanlar, bu süre içinde bir yandan Eski Yunan ve Hintli düşünürlerin eserlerini dikkatle incelemiş, diğer yandan da bunlardan tamamen farklı yaklaşım ve metotlar geliştirmiştir.
    Buna göre İslam medeniyetiyle ilgili olarak;
    farklı medeniyetlerden etkilenil- diği,
    II. bilimin gelişmesinde yeni yöntemler bulunduğu,
    III. naklî bilimlere daha çok önem verildiği
    durumlarından hangileri söylenebilir?
    A) Yalnız I
    B) Yalnız II
    C) Yalnız III
    D) I ve II
    E) I, II ve III
    CevapD
  • 7. Abbasiler, Endülüs topraklarını merkezden gönderdiği valilerle yönetmiştir. 756 yılında Emevi ailesine mensup Abdurrahman, Kurtuba’ya gelerek yönetimi ele geçirmiştir. III. Abdurrah- man’dan itibaren Endülüs Emevi hükümdarları halife unvanını kullanmaya başlamıştır. Endülüs Emevi Devleti, Abbasilerle ve Franklarla mücadele etmiştir.
    Buna göre;
    XI. yüzyılda iki İslam devleti aynı coğrafyada bulunmuştur.
    II. İslam dünyasında iki halife ortaya çıkmıştır.
    III. Endülüs Emevi Devleti farklı devletlerle ilişki kurmuştur.
    durumlarından hangileri söylenebilir?
    A) Yalnız I
    B) Yalnız II
    C) Yalnız III
    D) I ve II
    E) II ve III
    Cevap:E

  • Yeryüzündeki Cennet
    Endülüs’te Müslümanlar sekiz asır farklı yoğunluklarla Hristiyan Reconquista hareketinin etkilerini derin şekilde hisseden, artık bu topraklarda var olmayı sürdürmenin kendileri için ne kadar çetin ve belki de imkânsız bir şey olduğunu anlamış olmalıdırlar. Endülüslüler, tarihlerinin son deminde inşa ettikleri o muhteşem yapı El-Hamra’nın her yanına işte bu gerçeği yansıtan “lâ gâlibe illallâh”Allah’tan başka üstün olan yoktur. İfadesini, her halükârda Allah’a tevekkül etmenin tesellisi içinde nakşetmişlerdir.
    Binbir gece masallarındaki efsanevî sarayları anımsatan âdeta yeryüzündeki cennet burası. Sierra Nevada Dağları’na sırtını dayamış, yüksek kayalıkların tepesinde kollarını açmış bir kartal gibi uzanmakta. Ardındaki dağları aşan ihtişamıyla eteklerine kurulu şehri izlemekte, kartalın avını gözetmesi gibi. Dünyanın dört bir yanından getirilen çiçeklerle süslü ve bin bir çeşit meyve ağaçlarıyla dolu muazzam bir bahçe, içinde nilüferlerin ve çeşit çeşit balıkların yüzdüğü onlarca süs havuzu, her adımda başka bir çeşme, her duvarda ayrı bir işleme, her pencerede ayrı bir manzara, her adımda başka bir güzellik. Hiç kuşku yok El-Hamra Sarayı (Görsel 5.38) dünyanın en romantik ve en büyülü yerlerinden biri. Ressam Henri Regnault (Hanri Renyo) (1843-1871), El-Hamra’ya gittiğinde onun karşısında donup kaldı ve “Bunu yapan sanatçının yanında biz barbar, vahşi canavarlarız” diyerek sayısız taslak çizip notlar aldıktan sonra Orta Çağ Mağribî kültürü kalıntılarının peşine düşerek Mağrib’e (Fas’a) gitti. Fakat sonunda kafasından barbar bir Doğu imajı uydurmakla yetindi (Şeyban, 2014, s.70-73’ten düzenlenmiştir).
    Aşağıdaki soruları metinden hareketle cevaplayınız.
    1. El-Hamra Sarayı’nın dünyanın en romantik ve en büyülü yerlerinden biri olarak gösterilmesinin nedenleri nelerdir?
    Cevap: Yaplış Tarzı, Yapıldığı Mekan ve süslemleri ve işçiliğinin mükemmel oluşu olarak söyleyebiliriz.
    2. Ressam Henri Regnault’un El-Hamra için söylediği söz hangi anlamları ifade etmektedir?
    Cevap: Bu yapıyı yapanın son derece yüksek bir kültür ve medeniyete sahip olduğunu söylemiştir.
    3. Nakşetmek ne demektir?
    Cevap: Bir etkinin, olayın kalıcı ve etkili olmasını sağlamak, onu aklına, zihnine iyice yerleştirmek, kazımak
    4. Endülüs’te, Müslümanların varlığını tehdit eden unsurlar nelerdir?
    Cevap: İslam Düşmanları
    5. Uydurulan barbar bir Doğu imajının günümüzde Doğu-Batı ilişkilerine etkileri neler olabilir?
    Cevap: Elbette ki olumsuz etkisi olur.

     


    6.Ünite Türklerin İslamiyet’i Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri

    Aşağıdaki terimleri birer cümleyle açıklayınız.
    Cevap:
    Bâtınilik : Bâtınîlik ya da Bâtın’îyye; İslamda Kur’an ayetlerinin görünür anlamlarının dışında, daha derinde gerçek anlamları bulunduğu inancı, ayetleri buna göre yorumlayan akıma Bâtınîlik, bu düşünceyi benimseyen kişiye de Bâtınî denir.
    Kutadgu Bilig : Kutadgu Bilig, 11. yüzyıl Karahanlı Uygur Türklerinden Yusuf Has Hacib’in Doğu Karahanlı hükümdarı Tabgaç Uluğ Buğra Kara Han’a atfen yazdığı ve takdim ettiği Türkçe eserdir. Hakaniye lehçesiyle yazılmıştır.
    Siyasetnâme : Siyasetname veya Siyeru’l-mülk, Nizamülmülk tarafından kaleme alınmış siyaset konulu eser. Eserde yoğun bir dinî bağlam içerisinde genelde devlet işleri, devlete ve hükmetmeye dair temel ilke ve düşüncelere yer verilir.
    Melik : hakan, hükümdar, padişah.

    Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
    SORU:
     1. Büyük Selçuklular, Bâtınilere karşı aldığı tedbirler nelerdir?
    Cevap: Hem askeri tedbir alınmıştır. Hemde eğitim öğretim alanında tedbirler alınarak nizamiye medreseleri açılmıştır.
    SORU: 2. Büyük Selçuklular Anadolu’nun Türk yurdu olması için Bizans’la hangi savaşlar yapmıştır?
    Cevap: 1048 Pasinler Savaşı ve 1071 Malazgirt Savaşı
    SORU: 3. İlk Türk İslam edebî eserleri hangileridir?
    Cevap:  Şu şekilde beyan edebiliriz.
    Kutadgu Bilig (Kutlu, Mutlu Olma Bilgisi) :
    Yazar: Yusuf Has Hacip (Karahanlılarda baş saray sorumlusuydu.)
    İlk-Türk İslam eseridir.
    Uluğ Kara Buğra Han zamanında yazılmıştır.
    ——————–
    Divan- Lugat-it Türk (Türkçe Sözlük)
    Yazar: Kaşgarlı Mahmut
    İlk Türkçe ansiklopedik sözlük
    İlk Türkçe dilbilgisi kitabıdır.
    Türkçe ile Arapça karşılaştırılmıştır.
    Türkçe’nin üstünlükleri dile getirilmiştir.
    Abbasi Halifesi El-Mutedi Billah’a takdim edilmiştir.
    ——————
    Atabet’ül Hakayık: (Gerçekler Eşiği)
    Yazar: Edip Ahmet Yükneki
    Ahlaki öğütler içeren bir kitaptır.
    ——————-
    Divan-ı Hikmet
    :
    Yazar: Hoca Ahmet Yesevi
    Tasavvuf edebiyatının ilk örneğidir.

    SORU: 4. Türk İslam dünyasının liderliği hangi olayla Büyük Selçuklulara geçmiştir?
    Cevap: Abbasiler, Büveyhoğulları ile siyasi sorunlar yaşamaya başlamıştır. Bunun üzerine Selçuklulardan yardım istemişlerdir. Selçuklular Bağdat Seferi yaparak, Büveyhoğulları sorununa son vermiştir. Bu olay sayesinde Selçuklular Türk – İslam dünyasının koruyuculuğunu üstlenerek lider ülke olma pozisyonuna girmişlerdir.
    SORU: 5. Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’ndeki önemli bilim insanları ve çalışma alanları hangileridir?
    Cevap: Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde açılan medreselerin programlarında İslami bilimlerle birlikte matematik, astronomi, felsefe, fizik, tıp, tarih, edebiyat gibi akli bilimler de yer almıştır.
    İslami bilimlerde Eş-Şirazî, Cüveynî, Gazzalî ve Er-Razî gibi âlimlerle birlikte diğer bilimlerde de önemli âlimler yetişmiştir. Özellikle matematik bilimi Selçuklular Devri’nde yüksek bir seviyeye ulaşmıştır. Astronomi bilimi medreselerde verildiği gibi özellikle rasathanelerde de verilmişti. Sultan Melikşah büyük harcamalar yaparak İsfahan ve Bağdat’ta rasathaneler kurdurmuştu. Devrin en önemli matematik ve astronomi âlimleri; Ömer Hayyam, Îsfizârî, El-Vâsıtî’dir. El-Hazini Büyük Selçuklu Devleti’nin enlem ve boylamlarını gösteren “Zîc-i Sencerî”’yi hazırlamıştır. Selçuklu Dönemi âlimlerince de üstünlüğü kabul edilen felsefe biliminde Muhammed bin Ahmed Beyhakî, matematik ve astronomi bilimiyle ilgili de çalışmalar yapmıştır. Fizik biliminde El Savi önemli eserler yazmıştır. Tıp eğitimi sadece medreselerle sınırlandırılmamış devrin hastanelerinde de verilmiştir. Tıp alanında Sabur b. Sehl, İbnü’t Tilmiz ve Ebu Said Muhammed bin Ali gibi ünlü hekimler yetişmiştir. Daha önceki Türk hükümdarları gibi Selçuklu sultanları da tarih bilimini sevmiş ve gelişmesi için teşvik edici olmuştur. Selçukluların kökenini anlatan anonim eser “Meliknâme” ve “Ebu Tahir-i Hatuni’nin Tarih-i Al-i Selçuk”dönemin önemli eserlerdir.
    SORU: 6. Türk İslam devletlerinin hukuk sistemi hangi esaslara göre oluşturulmuştur?
    Cevap: Hem Örfi Hukuk hemde  Şeri Hukuk olarak hazırlanmıştır.


    1. Kutadgu Bilig’de devlet teşkilatının özellikleri şu şekilde dile getirilmiştir: “Memleket tutmak için çok asker ve ordu lazımdır, askeri beslemek için de çok mal ve servete ihtiyaç vardır. Bu malı elde etmek için halkın zengin olması gerektir, halkın zengin olması için de doğru kanunlar konulmalıdır. Bunlardan biri ihmal edilirse dördü de kalır, dördü birden ihmal edilirse beylik çözülmeye yüz tutar.”
    Buna göre Kutagu Bilig’de devletin güçlü olması için aşağıdakilerden hangisinin önemi üzerinde durulmamıştır?
    A) Ordu
    B) Siyaset
    C) Hukuk
    D) Din
    E) Ekonomi
    Cevap D

    2. İlk Türk İslam devletlerinde hükümdarlar …………… denilen kendi ad ve lakaplarının yazılı olduğu, süslemeli özel giysiler giyerdi. Resmî belgelerde tevki ya da tuğra denilen mühür kullanan hükümdarların değerli taşlardan yapılmış taht ve taçları vardı. Saray önünde beş namaz vaktinde, savaşlarda ve törenlerde …………… denilen müzik çalınırdı.
    Metinde boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
    A) Tıraz Nevbet
    B) Çetr Mehter
    C) Tıraz Mehter
    D) Tuğ Nevbet
    E) Tuğra Nevbet
    Cevap:A



    3. Aşağıdakilerden hangisi Türklerin İslamiyet’ten önce inandıkları Gök Tengri inancıyla ilgili doğru bir bilgi değildir?
    A) Tanrı birdir eşi ve ortağı yoktur.
    B) Tanrı, görülmez ve şekillendirilmez.
    C) Put ve putlaştırma hâli yoktur.
    D) İbadet için büyük mabetler yapılır.
    E) Tanrı adına kurbanlar kesilir.
    Cevap D

    4. Türklerin İslam’a hizmetleri yalnız siyasi, askerî ve idari sahalarda olmamış, Türkler İslam medeniyetinin gelişmesine de önemli katkılar sağlamıştır. Buna göre;
    I. Haçlılar ile mücadele etmeleri,
    II. eğitim-öğretimi bir programa bağlamaları,
    III. Anadolu’yu imar etmeleri durumlarından hangileri örnek olarak gösterilebilir?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III
    Cevap:E

    5-Aşağıdakilerden hangisi Büyük Selçuklu Devleti’nin yıkılma nedenlerinden biri değildir?
    A) Katvan Savaşı’nın kaybedilmesi
    B) Oğuzların isyan etmesi
    C) Atabey ve meliklerin bağımsızlık mücadeleleri
    D) Bâtınilerin yıkıcı faaliyetleri
    E) Bizans’ın baskısı
    Cevap: E

    6. Büyük Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında meydana gelen Malazgirt Savaşı’nın;
    I. Haçlı Seferlerine neden olması,
    II. Bizans’ın Anadolu’daki üstünlüğünü sona erdirmesi,
    III. Türk kültürünü Avrupa’ya yayması durumlarından hangilerine zemin hazırladığı söylenebilir?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III
    Cevap:C

    7. Büyük Selçuklu Devleti uyguladığı sistemli eğitim politikasıyla;
    I. ilmî faaliyetlerle devletin geleceğine yön verme,
    II. nitelikli kişiler yetiştirme,
    III. zararlı fikirlerle mücadele etme durumlarından hangilerini amaçladığı söylenebilir?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III
    Cevap:E

    8. Büyük Selçuklular Gaznelilerle 1035’te Nesa, 1038’de Serahs Savaşları’nı yaptıktan sonra 1040 Dandanakan Savaşı ile devletin kuruluşunu tamamlamıştır.
    Buna göre;
    I. Büyük Selçukluların bağımsızlık amaçlı mücadeleler yürüttüğü,
    II. Anadolu’nun fethi için Gaznelilerle Dandanakan Savaşı’nı yaptığı,
    III. Gaznelilerin Büyük Selçukluları Horasan Bölgesi’nde istemediği
    durumlarından hangileri söylenebilir?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III
    Cevap D


    UNESCO’nun 38. Genel Kurulu’nda Türkiye’nin teklifi, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın da destekleri ile “2016 Hoca Ahmet Yesevî Yılı” olarak ilan edildi. Bu kapsamda çeşitli etkinliklerle büyük Türk mutasavvıfı Ahmet Yesevî anıldı. Ahmet Yesevî, kültürlerin yakınlaşması ve barış gibi semboller açısından son derece önemli bir şahsiyet. Ayrıca Ahmet Yesevî’nin öğretisinin en temel özelliği, kadınlar ve erkekleri eşit tutması. Bu bakımdan Ahmet Yesevî, bugün UNESCO’nun çok değer verdiği cinsiyet eşitliği açısından da sembol bir şahsiyet.
    Ahmet Yesevî’nin, Yesi’de irşada başladığı sıralarda Orta Asya’da İslamlaşmanın yanı sıra yaygın tasavvuf hareketleri de vardır. Bu dönemde Yesevî, Taşkent ve Sirderya ötesindeki bozkırlarda yaşayan göçebe Türkler arasında büyük bir etkiye sahip olmuştur. İslam’ın esaslarını, güzel ahlâkı, tasavvufun âdab ve erkânını basit ve yalın bir dille halka öğretmiştir. Hikmet adı verilen bu manzumeler, dervişleri vasıtasıyla en uzak Türk topluluklarına kadar ulaştırılmıştır. Bu sayede Yesevîlik, kısa süre içinde Orta Asya Türkleri arasında yayılmıştır. Ahmet Yesevî, hikmetlerdeki düşünceleri ve bilhassa menkıbevi hayatıyla Orta Asya tasavvufunun en büyük isimlerinden biri olmuştur.
    Hoca Ahmet Yesevî, dönemin din ve kültür dili olan Arapça ve Farsça yerine, ana dili Türkçeyi kullanmıştır. Türkçeyi bir ilim, aşk ve irfan dili hâline getirmiştir. Hikmetlerinde ana dili Türkçeyi kullanarak geniş kitleleri etkileyen ilk Türk mutasavvıfı olmuştur. Bugün geniş bir coğrafyada konuşulup yazılan edebî bir Türkçeden söz ediliyorsa şüphesiz büyük Türk mutasavvıfı Ahmed Yesevî’nin bunda katkısı büyüktür.
    Hoca Ahmet Yesevî sadece bizim milletimiz için değil verdiği mesajlarıyla evrensel bir değerdir. Onun adına izafe edilen Yesevîlik yolu, başlı başına İslam’ın Türkçe yorumundan başka bir şey değildir. Samimi bir kalbi ve gönlü her şeyin üzerinde tutan Hoca Ahmet Yesevî, günümüze kadar gelip hâlen zevkle okunan Hikmetleri ile aşk ve irfanın, samimiyetin, müsamahanın, insana saygı ve sevginin bir sembolü olmuştur (Kınacı, 2016’dan düzenlenmiştir).
    Aşağıdaki soruları metinden hareketle cevaplayınız.
    SORU:
     1. UNESCO’nun 38. Genel Kurulu’nda Türkiye’nin teklifiyle “2016 Hoca Ahmed Yesevî Yılı” olarak ilan edilmişti. Bu teklifin Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından desteklenmesinin gerekçeleri neler olabilir?
    Cevap: Çünkü Hoca Ahmet Yesevi Onların coğrafyasında da etkili olmuştur. Bunların Halkınında büyük kısmı hem müslüman hemde Türktür.
    SORU:2. UNESCO’nun değer verdiği cinsiyet eşitliğinin size göre ifade ettiği anlamlar nelerdir?
    Cevap: Kadın ve Erkeklerin DENK olması gerekir. Aldıkları hizmet , Ve herkesin durumuna göre idare edilmesi gerekir.
    SORU:3. “Mutasavvıf” ne demektir?
    Cevap: Mutasavvıf, tasavvuf ehli olan, herhangi bir tasavvuf yolunda mertebe kat etmiş kişidir.
    SORU:4. Metnin başlığı sizce ne olmalıdır?
    Cevap: ”Hoca Ahmet Yesevi” Yılı Olabilir.
    SORU:5. Hoca Ahmet Yesevî’nin evrensel bir değer olmasının Türk İslam tarihi açısından önemi nedir?
    Cevap: Hoca Ahmet Yesevi’nin evrensel bir değer olmasının Türk – İslam tarihi açısından önemi oldukça büyüktür. Çünkü kendisinden sonra tarikatın kurulması ve eğitim ve öğretim hizmetlerinin günümüze kadar devam etmesi mümkün olmuştur. Hoca Ahmet Yesevi İslam din büyüklerinden biri olarak en önemli mutasavvıflarından biridir. Anadolu coğrafyasında onun gibi birçok hoca yaşamıştır.
    SORU:6. Hoca Ahmet Yesevî’nin dönemin din ve kültür dili olan Arapça ve Farsça yerine, anadili Türkçeyi kullanmasının nedenleri neler olabilir?
    Cevap: Kendisinin Türk Olması ve Hitap ettiği Halk kesiminin Türkçe konuşması olabilir.
    SORU:7. Divan-ı Hikmet dervişler vasıtasıyla en uzak Türk topluluklarına kadar ulaştırılmıştır. Sizce dervişlerin nasıl bir yaşam tarzı vardır?
    Cevap: Son derece sade bir yaşam tarzı vardır. Ve İnsanlara Örnek olan bir tarafları vardır.


    Kaynak: yahyagungor.net

    Sponsorlu Bağlantılar

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir