Gayri Safi Milli Hasıla Gelişimi

Categories AÖF 4.Sınıf

ÜNİTE 2 GAYRİ SAFİ MİLLİ HASILA GELİŞİMİ

Üretim, gelir ve harcama olarak üç yöntemle hesaplanır.

GSMH: Genellikle bir yılda bir ülkenin sahip olduğu kaynaklarla üretilen tüm tamamlanmış malların piyasa değeridir.
GSYIH: Genellikle bir yılda bir ülke sınırları içersinde üretilen tüm tamamlanmış malların piyasa değeridir.

GSMH’ YA dış alem net faktör gelirleri dediğimiz isçi dövizi, kar transferleri borç faizleri gibi gelir ya da giderlerin eklenmesi ile elde edilir. En yüksek kişi basına geliri elde eden ülke Lüksemburg, en düşük kişi basına geliri elde eden ise Etyopya’dir.

Satın Alma Gücü Paritesi: Farklı ülkelerin ulusal paraların eşit değerini ifade eder.
GSYIH’nin Sek törel ve Bölgesel Dağılımı
GSYIH içindeki payı sürekli azalan sektör tarımdır. Sanayi sektörünün payı büyüktür. İmalat sektörü, enerji, ticaret ve ulaştırma sektörlerinin GSYIH içindeki payları istihdam içindeki paylarından daha yüksektir.

GSYIH daki payı en yüksek olan bölge Marmara’dır. Üretim, yatırım ve toplam nüfus içinde en büyük paya sahiptir. Kişi basına milli gelir acısından en yüksek geliri sırasıyla: Marmara, Ege, Ic Anadolu, Akdeniz, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’dur.

GSMH’nin Büyümesi
İlk göze çarpan istikrarsız büyümesidir. 1989 dan sonra çıkan istikrarsizligin nedeni aşırı spekülatif sermaye hareketleridir.

• Gelirin Türlerine göre dağılımı
Hane Halkı Dağılımı
Gelirin haneler arasında nasıl bölüşüldüğünü ve hanelerin gelirlerinde zaman içinde meydana gelen değişikliklerin belirlenmesinde kullanılır. DIE tarafından yapılan anketlerde ülke içi gelir dağılımının gelişiminin izlenebileceği iki önemli gösterge:

-Gini Katsayisi: Gelir eşitsizliği katsayısı olarak bilinir. Katsayının artması eşitsizliğin arttığını gösterir.

-Hane Halklarını Gelirine Gore Sıralamak: Haneleri 5 eşit dilime ayrılıp her %20 lik dilimler arasında eşitsizliğin artması gelir dağılımının bozulduğu anlamına gelir.
% 20 lik dilimler arasında eşitsizliğin artması gelir dağılımının bozulduğu anlamına gelir.

Gelirlerin Türlerine Göre Dağılımı
Hane halkı bireylerinden gelir getirenlerin çalıştıkları islerden elde ettikleri gelir, sermaye ve mulk geliri ile transfer geliri gibi parasal gelirleri ve ayni gelirlerinin toplamı kişisel kullanılabilir gelir kapsamı içinde yer almıştır.

Gelirin İsteki Durumuna Göre Dağılımı
DIE Gelir dağılımı anketlerinde; ücretli çalışanlar, yevmiyeli çalışanlar, işverenler, kendi hesabına çalışanlar ve ücretsiz aile isçisi olarak ayrılmaktadır.

GELİRİN ÜCRET VE ÜCRET DIŞI GELİR SAHİPLERİ ARASINDA DAĞILIMI
Kriz yıllarında is gücü ödemelerinin aldığı pay azalmaktadır. Bunun nedeni krizden çıkışta ücretlerin düşürülmesi politikalarıdır.
Gelirin fonksiyonel dağılımı incelendiğinde Türkiye’de toplam gelirden en çok pay alanlar tarım dişi kira, faiz ve kar geliri elde edenlerdir.

Fonksiyonel Gelir Dağılımı: Gelirin emek, sermaye ve toprak sahipleri arasındaki dağılımıdır.

GENEL DENGE
Ekonominin genel dengesi, toplam kaynaklar ile toplam harcamalar arasındaki ilişkiyi gösterir. Toplam kaynak hesaplanırken dış kaynak olarak dış açık kullanılır. Ekonomi dış açık verdiğinde ekonominin kazandığından daha çok döviz harcandığı anlamı çıkar. Dış fazla verdiğinde ekonominin kazandığından daha az harcadığı anlaşılır

• TUİK yoksulluk çalışması sonuçlarına göre yoksulluğun temel nedenleri;
Eğitimsizlik-İşteki durum-TL’nin değer kazanması-Çalışılan sektör

• 2005 yılı ile 2 yılı gelir dağılımı anketleri karşılaştırıldığında Birinci ikinci üçüncü ve dördüncü %20’lik dilimlerin gelirlerinde artış olmuştur.

• Türkiye’de 1968 yılında GSYİH içindeki payı %40 olan fakat 2006 YILINDA %9’lar civarında inen sektör Tarım.

• Türkiye’de GSYİH’nin 2001 yılından itibaren GSMH ’ nin üzerinde değer almasının temel nedeni Dış borç faiz ödemelerinin artmasıdır.

• Gayri safi Milli Hasılanın ABD dolarına dönüştürülüp nüfusa bölünmesiyle elde edilen veülkenin bireylerinin refah düzeylerinin saptanması ve karşılaştırılması için kullanılan en önemli araç-Kişi başına Mili gelir.

• GSYİH’nın bölgesel dağılımındaki dengesizlik Üretim ve yatırım bölgeler arasında dengesiz dağıldığının dengesizliğine işaret eder.

• Türkiye’de GSYİH’nın sektörel dağılımı incelendiğinde,1980li yıllarda keskin bir artış yasayan sektör Hizmetler sektörüdür.
• Türkiye’de GSYİH ve İstihdamın sektörel dağılımı incelendiğinde Mali kurumların katkısı en yüksektir.

• Bie ekonomide toplam kaynaklardan dış kaynaklar ve tüketim çıkarıldığında Toplam yurt içi tasarruf’a ulaşılır.
• 2000 yılında en düşük kişi başına milli gelire sahip ülke ethopyadır.
• Tarım sektörünün toplam istihdam içerisindeki payı 2002 yılında %13’tür.

• 2000 yılında Türkiye’de ortalama kişi başına mili gelir 3.100$
• 2000 YILINDA GSYİH nin %3’ünüyaratan bölge Doğu Anadolu Bölgesi
• 2000 yılında GSYİH’nın yüzde 17’sini alan bölge Ege Bölgesi dir.

• 1969-1977 yılları arasında GSMH %3,%10 arasında büyüme göstermiştir.
• Türkiye genelinde 2002 yılında beşinci %20’nin toplam gelirden aldığı pay %50.1’dir.

• 2002 yılında kırsal alanlar için gini katsayısı değeri 0.42’dir.
• Toplam çalışanlar içerisinde 2002 yılında en düşük paya sahip olan kesim işverenlerdir.
• Ücretli ve maaşlı olarak çalışanların %18.7’ini kadınlar oluşturur

• Ücretsiz aile işçilerinin yüzde kaçını %74,5’ini kadınlar oluşturur.
• Singapur’un 2000 yılında kişi başına milli geliri 24.700$’dır.

• Türkiye’nin dışa açık büyüme gösterdiği dönem 1981-1988
• 1995 yılında Hizmet sektörünün payı %50’nin üzerine çıkmıştır.
• 1994 yılında çalışan sayısının en yüksek olduğu kesim Ücretsiz aile işçileri

  • Kaynak İndirme Bilgileri
  • Site: www.derscalisiyorum.com.tr
  • Dosya İçeriği: Gayri Safi Milli Hasıla Gelişimi
  • Dosya Boyutu/Türü: 23.9 KB/ Word
  • Dosya İndirme Linki: Tıklayınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir