Sponsorlu Bağlantılar

Enflasyon Mücadelede Maliye Politikası

Categories AÖF 4.Sınıf
Sponsorlu Bağlantılar


Kız ve Erkek Öğrenci Yurtları için TIKLAYINIZ.

ÜNİTE:7 ENFLASYONLA MÜCADELEDE MALİYE POLİTİKASI

Enflasyon bir ekonomide belli bir süre içerisinde fiyatlar genel düzeyinin sürekli yükselme olayıdır. Enflasyon mal ve hizmetlerin piyasa koşullarından kaynaklanan fiyatların değil fiyatlar genel düzeyinin artmasıdır.
Enflasyon çeşitleri;

1-Talep Enflasyonu: Yoğun talep artışının yarattığı enflasyondur.
2-Maliyet Enflasyonu: Malların maliyetindeki artışların fiyatları arttırmasıyla oluşan enflasyondur.

3-Yapısal Enflasyon: Ekonomide uzun süreli olarak süre gelen enerji, hammadde, nitelikli iş gücü kıtlığı ile oluşan enflasyondur.
4-İthal edilen Enflasyon: İç piyasada parasal faktörlere dayanan dış alemden aktarılan fiyat yükselişleri neniyle oluşan enflasyondur.

NOT:::
Piyasada satın alma gücünü yükselten devlettir.Devlet kamu açıklarını para basarak gidermeye çalışırsa enflasyon artar.Enflasyonun etkilenmemesi için yapılması gereken ; Para basmadan özel tüketim harcamalarını arttırmaya çalışmaktadır.

Genişleme eğileme içerisindeki piyasalarda %4 veya %5’lik bir enflasyon gelişme için sağlıklı gözükür.Yüksek enflasyon yaşanan durumlarda fiyat artışları faizler üzerinde olumsuz etki yaratacağı için yatırım dengesini bozarak ekonomiyi negatif yönde etkiler bunun nedeni yüksek enflasyon döneminde ortaya çıkan enflasyon vergisidir.

“Enflasyon nedeniyle azalan satın alma güncü güçlendirmeye çalışan kişilerin tüketimlerini kısmaları sonucunda paralel taban içinde kamu kesimine yönelik olan harekete “Enflasyon vergisi “ denir.
Enflasyon döneminde vergi tahsillerinin geçilmesinde reel satın alma gücü azaltır. Bu duruma “tanzi etkisi ”denir.

Enflasyon ile mücadelede Maliye Politikası
Toplam talebin toplam arzın üstüne çıkması durumunda fiyatlar genel düzeyinin artması şeklinde görülen enflasyon sonucunda gelir ve kaynak dağılımındaki bozuklukları düzeltmek için devlet parasal tabanı kontrol altına tutmaya çalışır.

Enflasyonun kaynağı ne olursa olsun kamu kesimi açıklarının parasal tabanı genişleterek finanse ediyor olması enflasyonda kamu kesimini önplana çıkartır.

*Enflasyonun önlenmesinde etkili Maliye Politikası araçları kamu kesimi açıklarının kapatılması hatta kamu kesimi fazlası yaratılması şeklinde uygulanmalıdır ve bu yapılırken kesinlikle Merkez bankasına başvurulmalıdır.

Maliye Politikası
a-Kamu Harcaması

-Cari Harcama= *Gerçek ve *Yatırım olarak ikiye ayrılır.
-Transfer Harcaması=*Sosyal ve Ekonomik harcama olarak ikiye ayrılır.

b-Vergiler 

-Dolaylı,
-Dolaysız ve
-Servet harcamaları olarak üçe ayrılır.

c-Kamu Borçları 

-İç Borçlanma =Bankacılık Sistemi ve özel Kesim borçlanma olarak ikiye ayrılır.
-Dış borçlanma olarak ikiye ayrılır.

a-Kamu Harcamaları-
1-Cari Harcamalar(Gelir artışı yaratan Kamu harcamaları):Gerçek ve yatırım diye ikiye ayrılır.

Gerçek harcamalar personel ödeneklerinden oluşmaktadır. Enflasyonist dönemde ekonomide daralma yaratır. Bu dönemde en çok etkiye kamu yatırım harcamaları almaktadır. Kamu yatırım harcamalarının azalması hem kamu kesiminde üretimin azalmasına hem d özel kesimin verimlilik kaybına neden olacaktır.
2-Transfer Harcamaları: Sosyal ve Ekonomik olarak ikiye ayrılır.

Emekli, dul ve yetimlerin aldığı maaşlara Sosyal Transfere, Devletin üretimi arttırmaya yönelik mali yardımlara da Ekonomik transfer içinde yer alır. Enflasyonist dönemlerde bu grupların mağdur olmaması için harcamalar enflasyon oranında arttırılmalıdır.

b-Vergiler-

1-Dolaysız Vergiler: Gelir üzerine doğrudan salınan vergilerdir. Artan oranlı olarak uygulandığı durumda enflasyona bağlı olarak ortaya çıkan gelir dağılımındaki bozukluğu ortadan kaldırır.

2-Dolaylı vergiler: Tüketimden alınan enflasyonla mücadeledeki en etkili vergi uygulamasıdır. Talep azaltıcı ve yönlendirici olarak uygulanabilir. Zorunlu ve lüks mallarda, lüks mallardan; tüketim ve yatırım mallarında, tüketim mallarından fazla alınarak denge sağlanmaya çalışır.

3-Servet Vergiler: Kişilerin gelirlerinin veya harcama potansiyelinin göstergesi olması açısından önemlidir. Servetin harcama gücünü tam olarak yansıttığını varsayarsak yüksek oranlı servet vergileri enflasyonist dönmede etkili olabilir.

c-Kamu borçları-
Enflasyonist dönmede kamu harcamalarının artması vergilerin tahsil sürelerinin uzaması nedeniyle devlet borçlanmaya ihtiyaç duyar. Borçlanma ikiye ayrılır. Bunlar;

*İç borçlanma; İç piyasadan yapılan borçlanmadır.
*Dış borçlanma; IMF, Dünya Bankası gibi kaynaklardan yapılan borçlanmaya denir.
İç Borçlanma ikiye ayrılır. Birincisi Bankalar sistemindeki ikinci durum ise özel kesimden borçlanması devletin tahvil çıkartarak veya tahvil ödemesi yaparak yürüttüğü maliye politikasıdır.

Bankacılık sisteminden borçlanma ise devlet tahvili Merkez bankasına veya bankalara satabilir.

Merkez bankasına tahvilin satılması durumunda Merkez bankası söz konusu tahvilleri elinde bulundurduğu müddetçe enflasyonist süreç devam eder. Bankalara satıldığında ise bankalar ya tahvilleri portföyünde tutabilir ya da Merkez bankasına ciro edebilir.
Birinci durum parasal tabanı etkilemezken ikinci durum parasal tabanı genişletir.

–Borç Yöntemi—
Borçların bütçeye faiz oranlarına etkilerinin düzenlenmeleridir. Borç yönetiminin yapılmasının 3 nedeni vardır;
—Devlet Borçlarına ait faiz oranlarının yatırımları azaltması
—Faiz oranlarının yükselmesinin borcun yükünü arttırması

—Kamu borçları faizlerinin yüksek olması diğer finansal aktiflerin değerinin azaltır.
-Yeni Ekonomik Politikalarda Enflasyonla Mücadele Araçları-

Keynesyenin savunduğu Müdahaleci maliye politikası yaklaşımı 1960lardan itibaren büyük değişikliklere uğramıştır. Bu değişiminin nedeni; Küreselleşmedir. Küreselleşme sonucunda devletin ekonomi içerisindeki rolü gittikçe azaldığından piyasaların kendini düzenlenmesi anlamına gelen “Mali disiplin ” olgusu önem kazanmıştır.

Bu süreçte piyasanın serbestleşmesi insanlara elindeki ulusal parayı yabancı parayla değiştirme olanağını verir. Bu olaya “para ikamesi” denilir. Bu durum sonucunda dünya faiz oranı ülke içindeki faiz oranına yaklaştığında ülke içine sermaye girişi yaşanır. Dış borçlanmayla oluşan bu durum kamu borçlarının artmasına neden olur.Bu duruma “İkiz Açık” denilir.eğer bu kriz aşılamazsa borç ihracat gelirleriyle ödemeye çalışır.Üretim yavaşlar bu duruma da “Finansal Kırgınlık” denilir.

  • Kaynak İndirme Bilgileri
  • Site: www.derscalisiyorum.com.tr
  • Dosya İçeriği: Enflasyon Mücadelede Maliye Politikası
  • Dosya Boyutu/Türü: 24.5 KB/ Word
  • Dosya İndirme Linki: Tıklayınız.
Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir